Kategoriler

›› Araba & Oto Kiralama (58)
›› Bilgisayar (36)
›› Cafe ve Restaurant (152)
›› Çiçekçi & Peyzaj (43)
›› Dernek & Kurum (32)
›› Eğitim (49)
›› Elektrik & Elektronik (8)
›› Emlak & Mimari (158)
›› Evcil Hayvanlar (67)
›› Firma & Kurumsal (381)
›› Güvenlik (27)
›› Hobi & El Sanatları (58)
›› İletişim & Call Center (21)
›› Kişisel Site (74)
›› Mobilya & Dekorasyon (137)
›› Moda & Güzellik (88)
›› Müzik (23)
›› Oteller (57)
›› Sağlık (80)
›› Sanat & Fotoğraf (66)
›› Takı & Mücevher (14)
›› Tarım & Hayvancılık (71)
›› Taşımacılık & Ulaşım (61)

WWW (WORLD WIDE WEB) NEDİR?

Aynı anda tüm multimedya özelliklerinin (metin, resim, ses, animasyon, video) gösterilmesine olanak veren bir internet protokolüdür. WWW, dünyaya yayılmış örümcek ağıdır.  - 
 

X ETKINSIZLIĞI NEDİR?

Tekelci firmanın üzerinde herhangi bir rekabetçi baskı hissetmemesinden ötürü maliyetlerini mümkün olan en düşük seviyeye düşürmemesi (yüksek maaş ödemeleri, aşırı istihdam, vb.) neticesinde refah kaybının artmasıdır. İlk olarak 1956 yılında Leibenstein tarafından ortaya konan “X-etkinsizliği”nin nedenlerini, firmanın tekel gücünü elinde tutabilmek için piyasaya giriş engelleri yaratması ve ürün farklılaştırması ile çok sayıda ürün piyasaya sunması olarak saymak mümkündür.  - 
 

XHTML NEDİR?

Extensible Hypertext Mark-up Language için kullanılan bir kısaltmadır ve XML ve HTML bir melez.XHTML hazırlanan web sayfalarının tüm platformlar için aynı bakmak gerekir.  - 
 

XHTML ( EXTENSIBLE HYPER TEXT MARKUP LANGUAGE) NEDİR?

Temel anlamda XHTML, HTML'nin eksiklerini tamamlamak için tasarlanmış bir web standartıdır. XHTML bir web standartı olarak ilk defa 26 Ocak 2000 tarihinde, W3C tarafından kabul edilmiştir. XHTML, HTML dilini ortadan kaldırmaz. HTML dilini daha düzenli ve yapısal hale getirir. XHTML ile hazırlanan bir web sayfası tüm tarayıcılarda sorunsuz olarak çalışır.  - 
 

XML NEDİR?

Extensible Mark-up Language için kullanılan bir kısaltmadır.  - 
 

YAN SıNıRLAMALAR NEDİR?

Bir anlaşmanın taraflarına getirilen ve anlaşmanın özünü oluşturmamakla birlikte, anlaşma ile ulaşılmak istenen hedeflerin tutturulması için gerekli ve bu hedeflerle doğrudan ilgili olan kısıtlamalardır. Bunun bir örneği, Ar-Ge gibi işbirliği gerektiren bir anlaşma kapsamında, anlaşmanın geçerli olduğu alanda üçüncü taraflarla birlikte veya bağımsız herhangi bir araştırma ve geliştirme yapılmaması şeklindeki yükümlülüktür. Yoğunlaşmaya ilişkin bir yan kısıtlama örneği ise, alıcı tarafından satıcıya geçici bir süre için getirilen rekabet etmeme yükümlülüğüdür.  - 
 

YANSıMA NEDİR?

Objektif içindeki mercek elemanlarından yansıyan ve görüntünün bozulmasına neden olan ışık yansıması.  - 
 

YANSıTıCı NEDİR?

Işığın istediğimiz yere düşmediği durumlarda kullanılır. Yansıtıcı, nesnenin karanlıkta kalan bölgelerine ışığı yönlendirebilmek için ışığa doğrultulur. Altın renkli yansıtıcılar renkleri sıcaklaştırırken, gümüş ve beyaz renkli yansıtıcılar renklerde değişiklik yapmazlar. Değişik renklerde yansıtıcı kullanılarak fotoğrafı çekilecek nesnenin renklerinde değişiklikler elde edilebilir. Siyah renkli yansıtıcının görevi ise biraz farklıdır ve ışığı emerek görüntünün daha karanlık çıkmasını sağlar.  - 
 

YANSıYAN ıŞıK ÖLÇÜMÜ NEDİR?

Bir ışık ölçer aracılığıyla konu yüzeyinden yansıyan ışık miktarının ölçülmesi yöntemi. Bu yöntemle ışık ölçümü, ışıkölçer konuya yöneltilerek yapılır.  - 
 

YAPAY IŞıK TUNGSTEN FILMI NEDİR?

Fotoğraf çekilen ortamda günışığı yerine aydınlatma lambası vb. yapay ışık kaynakları varsa renk ısılarında sapma olmaması için yapay ışık filmlerinin kullanılması gerekir. Yapay ışıklar kırmızıya kaçan sarı renklerdedir ve bu ortamlarda çekilen fotoğraflarda renkler turuncuya dönük olacaktır. Bu özel filmler kırmızı /sarı renklerin hakimiyetini azaltarak sonucun daha doğal olmasını sağlarlar.  - 
 

YAPı-DAVRANıŞ-PERFORMANS PARADIGMASı NEDİR?

Yapı-Davranış-Performans (YDP) Paradigması 1940’larda Edward Mason ve arkadaşları tarafından Harvard Üniversitesi’nde başlatılmıştır. Mason’un öğrencisi olan Joe Bain tarafından 1950’li yıllarda YDP paradigmasının ampirik çalışmaları yapılmıştır. ‘Amerikan Triptiği’ olarak da adlandırılan bu yaklaşım 1940–1970 yılları arasında Amerikan sanayi iktisadi literatüründe tayin edici bir rol oynamıştır. Bu yaklaşıma göre bir endüstrinin performansı pazarın yapısına bağlı olarak pazardaki alıcı ve satıcıların davranışlarına bağlıdır. Pazar yapısı ise teknoloji, talep gibi temel koşullara bağlıdır. Dolayısıyla yapı, davranış ve performansın tahmin edicisi olarak kullanılır. Pazarın yapısı (tam rekabet, tekel, tekelci rekabet, oligopol gibi) genellikle yoğunlaşma oranları ile tanımlanırken, performans pazar gücü ölçütleri olan getiri (rate of return), fiyat maliyet farkı ile ölçülür. Davranış ise teşebbüslerin ilgili pazar yapısında rekabetçi ya da koordinasyon doğurucu karar almalarını ifade eder. Fiyat, Ar-Ge, reklâm, üretim, teknoloji seçimi, giriş engelleri, yıkıcı fiyat uygulamaları, birleşme gibi kararlar teşebbüslerin davranışlarına örnek olarak sayılabilir.  - 
 

YAPıSAL TEDBIRLER NEDİR?

Genel olarak tedbirler, antirekabetçi etkileri ortadan kaldırmayı amaçlayan araçlar olarak tanımlanmaktadır. Tedbirler, yapısal ve davranışsal olarak ikiye ayrılabilir. Yapısal tedbirler, işletme veya işkolunun devri gibi, ilgili teşebbüslere mal varlığı devri yükümlülüğü yükleyen ve pazarın yapısındadeğişikliğe yol açan koşullardır. Davranışsal tedbirler ise teşebbüsün piyasada davranışlarına ilişkin hükümlerle pazarın yapısındadeğişikliğe yol açmadan, antirekabetçi etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan çözümlerdir. Rekabet hukukunda, özellikle birleşme/devralma işlemlerinde, antirekabetçi etkiler nedeniyle yasaklanacak bir işlemi, antirekabetçi etkileri gidererek yasaklamadan kurtaracak çözümler şart koşulabilmektedir. Ayrıca, rekabet ihlallerinde de çeşitli yapısal ya da davranışsal tedbirler istenebilmektedir.  - 
 

YAPRAK ÖRTÜCÜ NEDİR?

Objektif içine yerleştirilmiş merkezden dışa açılıp, dıştan merkeze doğru kapanan ve metal yaprakçıklardan yapılmış örtücü türü.  - 
 

YARıŞABILIR PIYASALAR TEORISI NEDİR?

Bu teori 1980’lerin başında Baumol, Panzar ve Willig tarafından ortaya atılmıştır. Yarışılabilir piyasalar teorisi, esas olarak “tam” rekabet modelinin idealize edilmiş varsayımlarına yönelik eleştiriler çerçevesinde formüle edilmektedir. Bu bakımdan yarışabilir piyasalar teorisi rekabetin işleyişinde çok sayıda küçük firmanın gerekliliğini sorgulamakta ve “aksak” rekabet koşullarında bile tam rekabet modelinde öngörülen sonuçların, esas olarak fiyatın marjinal maliyete eşit olduğu sonucunun, bu varsayım olmadan da nasıl ortaya konabileceğini irdelemektedir. Giriş ve çıkışların göreli olarak hızlı ve rahat olduğu, bütün firmaların aynı üretim teknolojilerine erişiminin mümkün olduğu, bütün firmaların ve tüketicilerin fiyatlar konusunda tam bilgi sahibi olduğu bir piyasadır. Tam rekabetten farkı firma sayısının birkaç, hatta tek olabilmesidir. Dolayısıyla firmalar fiyatı veri olarak almak zorunda değildir. Yarışılabilir piyasalar, ölçek ekonomilerinin piyasada çok sayıda rakip bulunmasını mümkün kılmadığı durumlar için tasarlanmıştır. Yarışılabilir bir piyasada firmalar yeni girişlerin rahat ve hızlıca yapılabilmesi nedeniyle fiyatlarını rekabetçi düzeylere yakın tutmak zorundadırlar. Eğer mevcut firmalar fiyatı arttırırsa derhal yeni firmalar girecek (giriş engeli yok) ve bu firmalar da mevcut firma kadar etkin bir üretim yapabileceklerdir (aynı teknolojiye erişim imkanı). Mevcut firmaların yeni girişleri özendirmeyecek bir kâr marjı ile belirledikleri fiyatlara “sürdürülebilir” fiyatlar denir. Yarışılabilir ve sürdürülebilir bir piyasada doğal monopolü bile düzenlemeye gerek yoktur, giriş tehdidi yeterli disiplini sağlayacaktır. Serbest giriş, piyasaya girişlerin maliyetsiz ya da kolay olduğu anlamına gelmemektedir; potansiyel rakipler, herhangi bir kısıtlama olmaksızın, piyasada yerleşik firmaların sahip olduğu üretim teknolojilerinin aynılarına ulaşabilmekte ve onlarla aynı talebe yönelik olarak üretim yapabilmektedir. Piyasadan çıkışların maliyetsiz olması ise herhangi bir firmanın, piyasadan çıkarken piyasaya giriş sürecinde harcamak durumunda kaldığı tutarın tamamını geri toplayabilmesi anlamına gelmektedir. Piyasaya girişler maliyetsiz bir şekilde tersine çevrilebilir değilse vur-kaç şeklindeki girişler mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla batık maliyetler bir piyasanın mükemmel yarışabilir bir piyasa olup olmadığının belirlenmesi konusunda çok önemli bir rol oynamaktadır. Batık maliyetlerin varlığında piyasaya girişler sadece serbest olmamakla kalmayacak, aynı zamanda maliyetsiz bir şekilde tersine çevrilebilir de olmayacaktır. Sonuç olarak mükemmel yarışabilir bir piyasada üretim teknolojisi sabit maliyetler içerebilecek iken batık maliyetler içeremeyecektir.  - 
 

YASAL TEKEL NEDİR?

Bir yasal düzenlemeden gelen imtiyazla tekel haline gelme durumunu ifade eder.  - 
 

YATAY ANLAŞMALAR (SıNıRLAMALAR) NEDİR?

Üretim ve dağıtım zincirinin aynı aşamasında faaliyet gösteren fiili veya potansiyel rakipler arasındaki anlaşma/sınırlamalardır.  - 
 

YATAY AYRıŞTıRMA NEDİR?

Bir pazardaki kemikleşmiş tekel yapısından kaynaklanan sorunlar, tekel durumundaki teşebbüsün aynı üretim ve faaliyet seviyesinde değişik birimlere ayrılması/parçalanması ile çözülmeye çalışılmaktadır. Yatay ayrıştırma bir regülasyon faaliyetidir. En bilinen örneği 1911 yılında ABD’de Standart Oil petrol şirketinin 38 ayrı birbirinden bağımsız şirkete bölünmesidir.Ancak bu tip kararlar verilirken otoritelerin ekonomik verimlilik ve rekabet hukuku arasındaki hassas dengeyi gözetmeleri önem arz etmektedir. Zaten kavram etrafındaki tartışmaların temelinde de bu husus yatmaktadır.  - 
 

YATAY BIRLEŞME VE DEVRALMA NEDİR?

Ürün, teknoloji ve pazar anlamında aynı piyasa seviyesinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki birleşme ve devralmalar-siye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat dır. (Bkz. OECD (1990)) listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.  - 
 

YATAY FARKLıLAŞTıRMA NEDİR?

Tüketiciler değişik beğenilere sahip olduğu için teşebbüsler ürünlerini renk, dizayn, lokasyon vb. unsurlarına göre çeşitlendirerek bu değişik tarz ve beğeniye sahip tüketici gruplarına ulaşmaya çalışır. Örneğin, aynı medya grubu bünyesinde, bulvar gazetesi, fikir gazetesi, kitle gazetesi gibi toplumdaki değişik tercihlere hitap eden farklı gazeteler yayınlanabilir. Yatay farklılaştırma ile teşebbüsler pazar gücünü arttırmayı amaçlamaktadır.  - 
 

YAYıLMA (TAŞMA) ETKISI NEDİR?

İki ya da daha fazla teşebbüs arasındaki anlaşmanın ya da birleşme-devralma işleminin, işleme konu olan ilgili pazar haricinde, taraflar arasındaki rekabete yan etkileridir. Ayrıca, herhangi bir sürecin yan etkisi veya tahmin edilemeyen etkilerdir. Örneğin, stratejik işbirliklerinde işbirliğinin yapıldığı alanda meydana gelen etkilerin bu alanın dışına da etki etmesi taşma etkisidir.  - 
 
Sayfa

WEB TASARIM HAZIR SİTE REFERANSLARIMIZ
  • www.3dtasarimci.com
  • www.tarihiurfa.com
  • www.erdoganlarofis.com
  • www.ipekkarayazgan.net
  • www.thebosphorus.us
  • www.hayatdenizcilik.com
  • www.soyuzticaret.com
  • www.ruhsatkabi.com
  

Ana Sayfa  I  Nasıl Çalışır?  I  Fiyatlar  I  Modüller  I  Bize Ulaşın  I  SiteMap  I  RSS    Blog  I  Bilgi Bankası  I  İller
Her hakkı saklıdır © 2012 Site Kuruyorum - Web Tasarım - Hazır Web Siteleri
Powered by Creanet Bilişim Hizmetleri

 

Web Tasarım Kredi Kartıİnternet Site Tasarım Ödeme SeçenekleriWeb Tasarım Kolay Ödeme